Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu (BDDK), 9 Ocak haftasına ilişkin kredi verilerini açıkladı. Bu verilere göre, bireysel tüketici kredilerindeki artış hızının belirgin bir şekilde yavaşladığı gözlemleniyor. Tüketicilerin kredi taleplerinde yaşanan bu azalma, özellikle yüksek faiz oranlarının etkisiyle birlikte, ekonomik belirsizliklerin artmasıyla ilişkilendiriliyor.
Uzmanlar, tüketici kredilerindeki bu yavaşlamanın, bireylerin harcama alışkanlıklarını etkilediğini ve borçlanma isteğini azalttığını belirtiyor. Yüksek enflasyon ve yaşam maliyetlerindeki artış, bireylerin bütçelerini daha dikkatli yönetmelerine neden oluyor. Bu durum, özellikle ihtiyaç kredileri gibi kısa vadeli borçlanmaların azalmasına sebep oluyor.
Öte yandan, ticari kredilerde ise daha sınırlı bir büyüme seyri devam etmekte. İşletmelerin yatırım ve büyüme planları doğrultusunda kredi talepleri, bazı sektörlerde artış gösterse de genel olarak ticari kredi kullanımında belirgin bir ivme kaybı yaşanıyor. Bu durum, işletmelerin geleceğe yönelik belirsizlikleri ve maliyet artışları karşısında daha temkinli davranmalarından kaynaklanıyor.
BDDK’nın verileri, bankaların kredi verme politikalarının da bu durumu etkilediğini ortaya koyuyor. Bankalar, yüksek risk algısı nedeniyle kredi şartlarını sıkılaştırmış durumda. Özellikle tüketici kredilerinde daha fazla belge talep edilmesi ve faiz oranlarının artması, bireylerin kredi almasını zorlaştırıyor. Ticari kredilerde ise bankaların daha temkinli yaklaşması, işletmelerin finansman ihtiyaçlarını karşılamada zorluk yaşamalarına neden olabiliyor.
Sonuç olarak, Tüketici kredilerindeki yavaşlama, ekonomik belirsizliklerin ve yüksek faiz oranlarının etkisiyle şekillenirken, ticari kredilerdeki sınırlı büyüme ise işletmelerin temkinli davranışlarıyla ilişkilendiriliyor. Önümüzdeki süreçte, kredi piyasasında yaşanacak değişikliklerin, ekonomik istikrar ve büyüme açısından önemli etkiler yaratacağı öngörülüyor.

